İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ardından partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Kavuncu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak İYİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu’na yönelik saldırı, fon piyasasına ilişkin iddialar ve Terörsüz Türkiye sürecine dair açıklamalarda bulundu.
İYİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu’na yönelik saldırıya değinen Kavuncu, olayın kendilerini üzdüğünü ve endişelendirdiğini belirterek, “Kendisi arabaya binerken yanına yaklaşan bazı şahıslar tarafından saldırıya uğradı. Tabii enteresan olan bu saldırı yapılmadan önce sosyal medyada birtakım paylaşımlarla, bazı tehditlerle partimizin hedef alındığına tanık olduk” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Kavuncu, saldırının faillerinin bulunmasını istedi. Kavuncu, “Buradan Adalet Bakanı’na sesleniyorum; hukuk adına, adalet adına, huzur adına yaptığınız bütün bu projeler eğer PR çalışması değilse ve madem her konuda bu kadar cesur ve cesaretli hareket ediyorsanız, o zaman bu konuda da sizden cesaretli bir adım bekliyoruz. Bu işin faillerini bulun” ifadelerini kullandı.
Saldırıların siyasi faaliyet hakkının engellenmesine yol açtığını savunan Kavuncu, “Siyaset yapan bir kişiye de siyaset yapmasını engelleyecek şekilde fiili saldırıda bulunmak anayasal hakkın gaspıdır. Ortaya çıkan durum anayasal hakkın engellenmesine yol açan ağır bir suçtur” diye konuştu.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun İçişleri ve Adalet Bakanlarına mektup göndererek süreci takip edeceklerini bildireceğini belirten Kavuncu, “Hukuk çerçevesinde mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Genel Başkanımız Sayın Dervişoğlu hem İçişleri hem de Adalet Bakanları’na mektup göndererek süreci takip edeceğimizi resmi mektupla iletmiş olacak” dedi.
Fon piyasasında yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, olayın “asrın vurgunu” olduğunu savundu. Kavuncu, “Dünyanın herhangi bir ülkesinde benzer bir vurgun yaşansa o ülkede ne hükümet ne de iktidar kalır. Acilen bir değişikliğe gidilir. Devlet ve iktidar bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmedi” ifadelerini kullandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 5 Kasım 2025 tarihinde fonlarda manipülatif hareketler olduğuna yönelik uyarılarda bulunduğunu belirten Kavuncu, “Peki neden buraya müdahale etmediniz? Sermaye Piyasası Kurulu nerede? Bu fonları denetleyenler nerede?” diye sordu.
Kavuncu, fonlardaki birikimin Bakan Şimşek’in ilk açıklama yaptığı tarihte 297 milyar lira olduğunu, daha sonra 822 milyar liraya ulaştığını belirterek, fonlarda nepotizm bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savundu. Kavuncu, “Kimlerin yakınları akrabaları buralarda yetkilidir? Sermaye piyasası kurullarında kimler görev almıştır? İktidara yakın birileri bu işlerin içinde midir ya da bu mesele AK Parti içinde bir gelecek çatışmasının tezahürü müdür?” sorularını yöneltti.
Kavuncu, fon piyasasına ilişkin sorumluların ortaya çıkarılması amacıyla suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Fonların TEFAS’a girmesinden önce 12 kişinin yüksek kazanç elde ettiğini öne süren Kavuncu, “Bu 12 kişi kim arkadaşlar? Bu kriz patlamadan hemen birkaç hafta önce paralarını yurt dışına gönderenler kim? Bunların iktidarla ilişkileri ne?” diye konuştu.
Kavuncu, “Bu sistematik risk 2025’in sonunda görülmüşse neden esas düzenlemeler için 2026 Ağustos ayının sonuna kadar beklenmiştir? İktidar bunu cevaplamak zorundadır. Kim neyi ne zaman görmüştür? Risk hangi tarihte kamu otoritelerinin önüne gelmiştir?” ifadelerini kullandı.
Süreçte sorumluluğu bulunan kişilerin mal varlıklarının araştırılması gerektiğini de savunan Kavuncu, “Öncelikle bu işi bu hale getirenlerin mal varlıkları iyi araştırılmalı ve gerekirse vatandaşın kaybını tazmin meselesi de buralardan karşılanmalıdır. İkincisi bu işlemlere karışanlara acilen piyasada işlem yasağı getirilmelidir” dedi.
Kavuncu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerinde ise AK Parti iktidarının geçmişteki politikalarını eleştirdi. Kavuncu, sürece ilişkin olarak “AK Parti döneminde terör örgütü başı Abdullah Öcalan kurucu önder oldu. AK Parti döneminde terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan, Kürtlerin temsilcisi haline getirilmeye çalışıldı” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’teki sürece ilişkin açıklamalarına da değinen Kavuncu, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya yönelik eleştirilerde bulundu. Kavuncu, “Çerçeve yasa 18 saate sıkıştırıldı. İYİ Parti olarak biz, o gece, bütün milletvekillerimizle sonuna kadar mücadele ettik. Apar topar meclise getirilmiş bir yasa tasarısı” dedi.
Erdoğan’ın “467 milletvekili bu yasaya vermiş olduğu oyla, bu sürece olan desteğini çok net olarak göstermiştir” şeklindeki sözlerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Kavuncu, “Aslında burada olan şudur; bu yasa, milletvekillerinin itibarını ve önemini aşağı çekecek bir anlayış ve tavırla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmiştir” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, sürecin nihai hedefinin ne olduğuna ilişkin ise “Nihai hedefleri terör örgütü başına özgürlük vermektir” değerlendirmesinde bulundu.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 ne var gundem de Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.