A1 Capital tarafından yayımlanan Günlük Bülten'de; merkez bankalarının enflasyonla mücadelede henüz zafer ilan etmediği belirtildi. Hem Lagarde hem de Warsh’ın, enflasyonun kontrol altına alındığını kabul ettiği ancak bunun kalıcı olduğundan emin olmadan para politikasını gevşetmek istemediği aktarıldı.
Merkez bankalarının artık piyasaları yönlendiren sözlü mesajlardan çok, açıklanacak ekonomik verilere göre hareket edeceği, bundan sonraki dönemde enflasyon, istihdam, büyüme ve enerji fiyatlarının piyasaların yönünü daha fazla belirleyeceği ifade edildi. Bu nedenle piyasalar başlangıçta güvercin mesaj beklerken, konuşmaların genel tonunun beklenenden daha temkinli ve nispeten şahin algılandığı kaydedildi.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Lagarde’ın, Euro Bölgesi’nde enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildiği ancak işin henüz tamamen bitmediği yönünde mesaj verdiği dile getirildi. Lagarde’ın özellikle "back to basics" (temellere dönüş) ifadesini kullandığı, bunun da pandemi döneminde uygulanan olağanüstü para politikalarının, dev tahvil alım programlarının ve sürekli ileriye dönük yönlendirmelerin geride kaldığı anlamına geldiği vurgulandı.
ECB’nin faiz kararlarını tamamen açıklanacak verilere göre alacağı, jeopolitik riskler, ticaret savaşları, enerji dönüşümü, yapay zeka ve tedarik zincirlerindeki değişimlerin enflasyonu yeniden yukarı çekebilecek unsurlar olması nedeniyle faiz indirimleri konusunda acele edilmeyeceği aktarıldı.
Federal Rezerv Sistemi (Fed) Başkanı Warsh’ın ise göreve geldikten sonraki ilk büyük uluslararası platformda net ve disiplinli bir duruş sergilediği, Fed’in yüzde 2 enflasyon hedefinden hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğini söylediği bildirildi.
Warsh’ın, enflasyon düşüyor diye otomatik olarak faiz indirimi yapılmayacağını ve her toplantıda o günün verilerine bakarak karar verileceğini ifade ettiği belirtildi. Warsh’ın ayrıca, Fed’in karar alma süreçlerinde gerçek zamanlı verilerden ve yapay zeka destekli analizlerden daha fazla yararlanacağını söylediği aktarıldı. Yatırımcıların her iki başkanın da beklenenden daha temkinli bir duruş sergilediği sonucuna varmasıyla ABD tahvil faizlerinde kısa vadeli faiz indirimi beklentilerinin bir miktar geri çekildiği, dolar talebinin desteklendiği ve Euro tarafında sert bir hareket görülmediği paylaşıldı.
Yurt içi tarafta ise dün açıklanan Haziran ayı PMI verilerinin, imalat sanayisinin ikinci çeyreği beklenenden daha zayıf kapattığını ve Haziran ayında manşet PMI’ın 49,8’den 47,1’e gerileyerek üst üste 27'nci daralma ayına işaret ettiği vurgulandı. Firmaların üretimdeki yavaşlamanın nedenleri olarak Orta Doğu’daki savaş, yeni siparişlerdeki düşüş, yüksek maliyetler ve talep eksikliğini gösterdiği ifade edildi.
Hem iç piyasada hem de ihracat tarafında siparişlerin gerilediği, girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artışın ise üst üste ikinci ay yavaşlayarak enflasyon baskısının hafiflediğine işaret ettiği aktarıldı. Bu durumun, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) açısından dezenflasyon sürecinin reel ekonomi üzerindeki maliyetinin arttığını ancak enflasyon tarafında da sonuçların yavaş yavaş alınmaya başlandığını gösterdiği belirtildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 ne var gundem de Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.