Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Gaziantep’te düzenlenen sivil toplum buluşması programında yaptığı konuşmada, bölgesel gelişmeler, Türkiye’nin iç güvenliği, terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal birlik konularını değerlendirdi.
Dünyada yaşanan gelişmelerin belirsiz ve zorlu bir döneme işaret ettiğini belirten Kurtulmuş, özellikle Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın küresel güç mücadelelerinin kesiştiği bir merkez olduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler, Yemen’deki gelişmeler ve Doğu Akdeniz’de yaşananların bu belirsizliği artırdığını kaydeden Kurtulmuş, Türkiye’nin her alanda güçlü olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin farklılıkları ayrışma nedeni olarak görmemesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, “Aramızdaki farklılıkları zenginlik olarak kabul edip bir olacağız, beraber olacağız ve daha ileriye gideceğiz. Bunun için iç kaleyi tahkim etmek sözü laf olsun diye siyaseten söylenmiş bir söz değildir” diye konuştu.
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, sürecin devlet aklı ve millet vicdanının bir araya gelmesiyle yürütüldüğünü belirtti. TBMM’de farklı siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan komisyonda konunun ayrıntılı biçimde ele alındığını aktaran Kurtulmuş, hazırlanan raporun 50 milletvekilinden 47’sinin oyuyla kabul edildiğini söyledi.
Kurtulmuş, komisyon raporunun yalnızca bir rapor olmadığını belirterek, “Bu komisyon raporu sadece bir rapor değildir. Bir yol haritasıdır. Ne yapılacağı, nasıl yapılacağı, bundan sonra nasıl hareket edileceğine dair bir çerçevedir” ifadelerini kullandı.
Sürecin devamında, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi adıyla hazırlanan yasa teklifinin 467 milletvekilinin kabul oyuyla onaylandığını kaydeden Kurtulmuş, düzenlemenin hazırlanması sırasında büyük bir hassasiyet gösterildiğini vurguladı.
Kurtulmuş, “Bu yasayla ya da bu süreçle asla şehitlerimizin ruhaniyetini rencide etmeyeceğiz. Asla şehit ailelerimizi küstürecek bir tek kelime kullanmayacağız. Bir tek adım atmayacağız” dedi.
Yasanın uygulanması için üç güvence oluşturulduğunu belirten Kurtulmuş, ilk olarak örgütün silah bıraktığının ve kendisini feshettiğinin ilgili güvenlik birimleri tarafından tespit ve teyit edilmesi, ardından bunun Milli Güvenlik Kurulu tarafından ilan edilmesi gerektiğini söyledi. İkinci güvence kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında ilgili bakanların ve devlet kurumlarının temsil edildiği bir üst kurul oluşturulduğunu aktaran Kurtulmuş, üçüncü güvence olarak da TBMM bünyesinde siyasi partilerin ortaklaşa oluşturacağı izleme komisyonunun süreci takip edeceğini ifade etti.
Terörsüz Türkiye sürecinde önemli mesafe alındığını belirten Kurtulmuş, Metina bölgesinde örgütün elinde bulunan bazı mağaraların ve bu mağaralardaki silahların devlet kurumlarına devredilmesiyle ilgili önemli bir adım atıldığını söyledi.
Türkiye’nin içinde terör örgütünün herhangi bir elemanının veya faaliyetinin bulunmadığını savunan Kurtulmuş, sürecin işleyişine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Yani hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde bu mesele hızlı bir şekilde ve gerçekten tabiri caizse amiyane tabiriyle tıkır tıkır süreç yolunda işliyor. Birkaç dönem sonra Allah’ın izniyle bir daha Türkiye’de terör var mıydı yok muydu bunu konuşmayacağız bile. Bu meseleyi tamamıyla sadece hafızalara, sadece siyasi hatıralara ve siyasi tarihe bırakacağız.”
Sürecin başarıya ulaşması için üç temel meselenin eş zamanlı olarak çözülmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, örgütün tamamen silahsızlandırılmasının yanı sıra hukukun üstünlüğü ve demokratik standartların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Kurtulmuş, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin ekonomik kazanımlarının da başta bölge halkı olmak üzere bütün vatandaşlar tarafından hissedilmesinin önemine dikkati çekti.
Türkiye’nin yaklaşık 50 yıl boyunca terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirten Kurtulmuş, 2014 yılında yapılan bir hesaplamada terörün maliyetinin 1,3 trilyon dolar olarak hesaplandığını, günümüzde yapılan en mütevazı hesaplamalarda ise bu rakamın 2 trilyon doların üzerine çıktığını söyledi.
Bölgedeki çatışmaların ve terörün dış müdahalelerle bağlantılı olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Onlar bölmek istiyorlarsa biz bütünleştirmek, birleştirmek ve ululamak istiyoruz. Onlar dağıtmak ve parçalamak için bunları yapıyorlarsa biz de dağılan parçalarımızı bir araya getirmek istiyoruz. İşte terörsüz Türkiye meselesinin, terörsüz bölge meselesinin ana fikri budur” diye konuştu.
Bölgedeki çatışmalardan hiçbir etnik veya mezhebi grubun kazançlı çıkmadığını belirten Kurtulmuş, savaşlardan ve toplumlar arasındaki ayrışmalardan dış güçlerin yarar sağladığını ifade etti.
Kurtulmuş, “Savaş baronları kazandı. Şimdi biz diyoruz ki artık savaş baronları kazanmasın, artık bölgemizin insanı kazansın, artık Türkiye’nin insanı kazansın” dedi.
Türkiye’de sürece zarar verebilecek provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, ayrılıkçı ve ayrımcı söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu. Farklı etnik ve mezhebi grupların aynı tarih ve medeniyetin parçası olduğunu belirten Kurtulmuş, birlik ve kardeşliğin korunması gerektiğini söyledi.
Sürecin toplumsal desteğini anlatırken şehit ve gazi ailelerinin tutumuna da değinen Kurtulmuş, TBMM’deki komisyon çalışmalarına katılan bir gazi ile şehit ve terör örgütü mensubu çocukların annelerinin sözlerini aktardı.
Kurtulmuş, bir gazinin terörle mücadelede gözünü kaybetmesine rağmen süreci desteklediğini anlatarak, şehit ve gazi aileleri ile terör örgütüne katılan çocuklarını kaybetme endişesi yaşayan annelerin ortak mesajını şöyle aktardı:
“Dediler ki biz evlatlarımızı kaybettik. Şimdi evlatlarımızı değil silahları gömmeyi istiyoruz.”
Bu yaklaşımın millet vicdanını yansıttığını ifade eden Kurtulmuş, geçmişte terör nedeniyle evlatlarını kaybeden ailelerin yeni acılar yaşanmaması ve ülkenin bütünlüğünün korunması için gösterdiği tutuma teşekkür etti.
Konuşmasının sonunda toplumsal dilin önemine yeniden dikkati çeken Kurtulmuş, birlik, beraberlik ve kardeşliği güçlendiren bir söylemin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin terörsüz Türkiye sürecinde geldiği noktadan geri dönülmemesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, sürecin başarısının silahların tamamen bırakılması, demokratik standartların geliştirilmesi ve ekonomik kazanımların halka yansımasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tekraren söylüyorum, artık yeter. Bu kadar on yıllar boyunca terör baronları, savaş baronları kazandılar. Artık bundan sonra bu aziz milletimiz, 86 milyon kazanacak ve asla bu yoldan geri dönmeyecektir. Sizlerin bu sürece verdiğiniz destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Birliğimizi, beraberliğimizi Cenab-ı Allah’ın pekiştirmesini temenni ediyor, dua ediyorum. Kıyamete kadar bu topraklarda hep barışın, birliğin, esenliğin, dirliğin türküleri söylenecek; ayrılık türküleri söyleyenlerin sözleri ise kalabalığın büyük kitlelerinin iradesiyle bertaraf edilecektir.”
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 ne var gundem de Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.